WHATSAPP SİPARİŞ: +90 536 203 36 22
 
ZEYTİN: ÖLMEZ AĞACIN HİKÂYESİ
05 Oct

ZEYTİN: ÖLMEZ AĞACIN HİKÂYESİ

Görüntülenme: 234 Yorumlar: 0

Zeytin, evcilleştirilen ilk beş ağaçtan biri. Hal böyle olunca Akdeniz’in bu kadim ağacının hikâyesi, Akdeniz’in kumu kadar çok! Hangisinden, nereden başlasak? En eskisinden başlamak en uygunu herhalde, taa Adem ile Havva zamanından.  Havva ile Adem cennetten kovulmuştur. Adem, 930 yaşındayken öleceğini hisseder. Kendisinin ve tüm insanlığın bağışlamasını dilemeye karar verir. Bunun için oğlu Şit’i görevlendirir ve onu cennet bahçesine gönderir. Bahçenin bekçiliğini yapan melek, Şit’in duası üzerine “İyi Kötü Ağacı”ndan aldığı üç tohumu ona verir. Ve babasını gömmeden önce tohumları onun ağzına koymasını söyler. Adem kısa bir süre sonra ölür. Tabor Dağı kıyısındaki Hebron Vadisi’ne gömülür. Adem’in gömüldüğü yerde yeşeren üç ağaç zeytin, sedir ve servidir. Tanrı ve insan arasında barış sağlanmıştır. Zeytin ağacı, birçok efsaneye konu olmuş bir ağaçtır. Dünya üzerinde yetişen ve yetişmekte olan bütün ağaçların ilki olduğu söylenir.

Nuh Peygamber, Tufan’ın şiddeti azalınca dünyada hayatın başlayıp başlamadığını merak eder. Durumu öğrenmek için beyaz bir güvercin salar. Konmak için ağaç ya da kara parçası bulamayan güvercin gemiye döner. Nuh bir süre daha bekler ve güvercini yeniden yollar. Güvercin bu sefer gemiye taze koparılmış bir zeytin dalıyla dönmüştür. Güvercin ve zeytin sayesinde Tufan’ın bittiği anlaşılır. Ağzında zeytin yaprağı tutan beyaz güvercin, o günden bugüne ümit ve barışın simgesi olur. Tufanın yok edici gücüne karşı direnen zeytin ağacı ise ölümsüzlüğü simgeler. Bir zeytin ağacının ortalama ömrü 300 ile 1000 yıl arasındadır. Bin yıl kadar yaşayarak her yüz yılda bir yenilenerek ürün verebilir. Bilinen en yaşlı zeytin ağacı 3000 yaşındadır.

Kadim Mısır inancı Mısırlıların zeytinyağı üretmeyi Yunanlardan ve Filistinlilerden çok daha önce bildiğini düşündürür. Efsaneye büyük tanrıça İsis, Mısırlılara zeytin ağacı yetiştirmeyi ve ürünlerinden faydalanmayı öğretmiştir. Bu görüş , M.Ö. 2500 yıllarında inşa edilmiş Sakkarah Piramidi’ndeki zeytin sıkma aletinin bulunmasıyla arkeolojik olarak da desteklenmiştir. Eski Mısır’ın en popüler firavunlarından Tutankamon’un da, başında zeytin dallarından yapılmış bir “adalet tacı”yer almaktadır. 3. Ramses, Tanrı Ra’nın kutsal şehri Heliopolis’i (bugünkü Kahire) zeytin ağaçları ile süsler. Zeytinyağı, Eski Mısır’daki bütün dini törenlerde arınma için kullanılan bir malzeme.

Yunan mitolojisine göre, Eski Yunan’da tanrıların başı Zeus, insanlığa en değerli armağanı veren Tanrı ya da Tanrıçanın yeni kurulan şehrin hükümdarı olacağını ilan eder. Bunun üzerine Deniz Tanrısı Poseidon ile Barış ve Bilgelik Tanrıçası Athena mücadeleye girişirler. Poseidon, üç dişli çatalını bir kayaya saplar ve insanları uzak yerlere götürecek, savaşlar kazandıracak “atı” yaratır. (Farklı kaynaklara göre, at, kimi zaman tuzlu su, kimi zaman deniz, kimi zaman tuz gölü olur.) Athena ise mızrağını yere saplayarak bir “zeytin ağacı”na dönüştürür. Şehir halkı bu zeytin ağacının zenginlik ve bereketini görür. Athena’nın onuruna şehre “Atina” adı verilir. Barışın simgesi olan zeytinin, savaşın simgesi olan ata üstün gelmesi, halkların her zaman barıştan yana olduğunun bir göstergesi olarak kabul edilir. Bugün bile efsanenin olduğu düşünülen yerde bir zeytin ağacı durur. Bütün zeytin ağaçları; Athena’nın yarattığı bu zeytin ağacından çoğalmıştır.

Evet, zeytinle ilgili mitolojik hikâyeler çeşitli. Zeytinin mitolojisi kadar tarifleri de çeşitli. Farklı uygarlıkların zeytin kurma tarifleri de farklı.

Antik Roma ve Bizans Mutfağından Zeytin Tarifleri
Romalı devletadamı, asker ve Latince nesir yazan ilk önemli yazar olan Marcus Porcius Cato’nun (M.Ö. 234-149) çiftlik hayatının farklı yönlerine dair ayrıntılı bilgi içeren De Agricultura (Tarım Üzerine) adlı eserinde zeytin ağaçlarının bakımı ve zeytincilik ayrı bir bölüm altında toplanmıştır. Bu eserdeki zeytin tariflerinden biri işte şöyle:

“CXIX. Yeşil, alaca ve siyah zeytinler için çeşni tarifi: Yeşil zeytinin, alaca zeytinin ve siyah zeytinin çekirdeklerini çıkarıp şu şekilde çeşnilendir: Zeytinleri kıy, zeytinyağı, sirke, kişnişotu, kimyon, rezene yaprağı, sedefotu ve taze nane ilave et. Bir çömleğe koyup üstüne çıkacak kadar zeytinyağı döküp sun.”

Bizans mutfağında da zeytin çok çeşitli şekilde tüketiliyordu. 10. yüzyılda Konstantinopolis’te Bizans İmparatoru Konstantin IV. Porphrogenitus devrinde yaşamış anonim bir yazar tarafından derlenmiş Geoponica (veya Geoponika) [Tarımsal Uğraşlar] 20 kitaptan oluşan kapsamlı bir tarım ve çiftlik hayatı kitabı olup daha önceki yazarların eserlerindeki bilgilerin derlenmesiyle oluşmuştur. Bu harika tarım kitabında salamura zeytin kurma tarifi yer alıyor.

“XXVIII- En İyi Salamura Zeytin Elle toplanmış iri ve bütün haldeki zeytinleri al, zeytini keskin bir kamışla çepeçevre dildikten sonra henüz içi reçineyle sıvanmamış, yeni bir kaba koyup üstüne çok az ince tuz serp; tuz eriyince, hazırda tuttuğun başka bir kaba, el altında varsa bal koy, yoksa sapa/epsama ve ağaçkavunu yapraklarından oluşan karışımdan koy üstüne zeytinleri boşalt, zeytinin suyu bu karışımının üstüne çıksın. Bazılarıysa bu salamuraya rezeze tohumu, ve frenkkimyonu, maydanoz tohumu ve dereotu da katarak çoğu kimsenin bilmediği, tamamen muhteşem bir salamura zeytin kurarlar.”
Akdeniz’in en değerli ürünlerinden olan zeytini siz de kendi mutfağınızda kendi damak tadınıza uygun şekilde kurmaya ne dersiniz? İnce kiler, zeytinsiz olmaz!

Yorum yazın